• The Movie Journal

Yeraltına Dönüş: Tame Impala ile Başlayan ve Son Bulan "60s Revival" Akımı


2000’lerin sonları 2010’ların başlarına doğru yeraltından yavaş yavaş yetişen, etkisini listelerde güçlü bir şekilde hissettirmeye başlayan, öncülüğünü Tame Impala, Pond, Temples, Foxygen gibi grupların üstlendiği bir müzik türü olan ‘’60s Revival Music’’. Tamamıyla 1960’lardaki özgür müzik akımını temel alarak, üzerine modern sample, enstrüman, melodi ve ritimlerin dahil edildiği bir akımdan söz ediyorum. Peki nedir bu 60lar yeniden müziğinin olayı?


2008’de Tame Impala’nın Tame Impala albümü ile -bir diğer deyişle Kevin Parker’ın deneysel demolarıyla- oldukça bağımsız yollarla dijitale aktarılan işlerle başlayan bir akım. Daha öncesinde de denemeler mevcut pek tabii fakat bu akımın baş karakteri Tame Impala diyebiliriz. Aynı dönemde Black Angels’ın başarılı progresif işlerinden biri olan Directions To See A Ghost albümü de piyasaya hızlı ve kaliteli bir giriş yapıyor. 11 şarkıdan oluşan 1 saat 10 dakika gibi uçuk bir albüm süresine sahip olan bir albüm. Bu kervana The Growlers 2009 yılında Are You in or Out? isimli albümüyle katılıyor. Oldukça soft ve basit ritimlerle 60’ların The Beatles ruhunu yakalayan bir iş ortaya koyuyor. Tabi Kevin Parker rahat durur mu?




2010: InnerSpeaker Dönemi


Bu müzik türümüz, diğer indie grupların da hedefi olunca büyüme kaçınılmaz olmaya başlamıştı. Kısa ömürlü fakat kaliteli işlerin bulunduğu yeni bir jenerasyonun başlangıcıydı aslında bu akım. 2010 yılının ilkbaharında Kevin Parker ilk LP’sini InnerSpeaker isimli albümüyle yayınladı. 11 şarkıdan oluşan albümde “Solitude Is Bliss”, “Alter Ego”, “Desire Be Desire Go” şarkılarıyla büyük bir çıkış yakalayan Tame Impala Coachella Festivali gibi büyük festivallerde de boy gösterme şansı buldu.


2012: Lonerism Fırtınası


Bu albüm ile müzik eleştirmenlerinin de olumlu görüşlerini alan Tame Impala aradan 2 sene geçtikten sonra Lonerism gibi ustalık eserini dinleyicilerin beğenisine sundu. Önceki albümlerde olduğu gibi albüm kayıtlarındaki tüm enstrümanları Kevin Parker çalıyordu. Bu albümdeki “Feels Like We Only Go Backwards”, “Elephant” gibi şarkılar ilk yayınladığı aylarda radyolarda yerini almıştı bile. Stüdyo kayıtlarının aksine konserlerindeki saykodelik görsel şölenler de insanların ilgisini hayli çekiyordu. Bu yıllarda Temples, Pond gibi gruplar bu akıma dahil oldu. Dünyaca dinlenen pop müzik bir yana hem yeraltı müzik takipçilerinin hem de müzikseverlerin hayli dikkatini çekmişti bu tür. Fakat bu güzide müzik türümüz doyum noktasına çabuk ulaşmış olacak ki grupların yaptıkları işler eski streamingleri görmemeye başlamıştı. 2015’in sonlarına doğru dahi çocuk Kevin Parker, “ağlayarak dans et” mottosuyla Çağdaş RnB de diyebileceğimiz Neo-Psychedelic bir iş ortaya koydu. Ne yaptı bu adam yine?




2015: Currents ve İnişleri Oynayan 60s Revival Akımı


Doyum noktasına ulaşan ve çabuk tüketilmeye başlayan 60s revival şarkıları yerini yavaş yavaş 80’lerin wave işlerine bırakmıştı. Bu akımın da ilk adımını önceki akımda olduğu gibi Tame Impala Currents albümü ile atmıştı. Kevin Parker “Lonerism 2.0 albümü çıkarabilirdim ama son zamanlarda yapmak istediğim bir müzik türünü deneyeceğim” diyerek Currents albümünün durumunu açıklamıştır. 60s Revival müzik türü yine icra edilmeye devam edilse de eski günlerine yani yeraltına geri döndü diyebiliriz. Piyasamızda şu an aynı ritme sahip beatler, derin anlam içeriyormuş imajı veren lirikler mevcut. Neyse, bu konu başka bir yazının konusu.