• Mert Gaberoğlu

Metallica’yı Metallica yapan adam: "Cliff Burton"



Cliff Burton, 10 Şubat 1962'de San Francisco, Kaliforniya'da doğdu. Anne ve babası iki San Francisco hippisiydi. Cliff de imajını anne ve babasından almıştır. Kendine ait bir stili vardı. 1972 model bir VW station vagon kullanıyordu ve kemer takıyordu. Piyano dersleri almıştı ve hatta yüksek okula gitmişti. James Hetfield bir röportajında Cliff'in gruptaki en eğitimli müzisyen olduğunu söylemişti. Cliff Burton kuşkusuz tarihin gördüğü en yetenekli bas gitaristlerden birisiydi.


Lars Ulrich ve James Hetfield, Cliff'i San Fransisco'da bulunan "Whiskey A Go Go" adlı barda çalarken keşfettiler. 1982'nin sonlarına doğru Metallica'nın ilk basçısı olan Ron McGovney'in görevinde yeterince iyi olamadığına karar vermişlerdi ve yeni bir basçı arıyorlardı. Lars ve James, Cliff'in bas gitar çalışından gerçekten de etkilenmişlerdi. Hatta en başta, james telleri sayıyor ve bunun bir elektro gitar değil de bas gitar olduğunu anlıyor. Zaten sonra onu gruba kazandırmak için kovalamaca başlıyor. Cliff grup için şehir değiştiremeyeceğini söyledi ancak grup Cliff'i o kadar çok istiyordu ki bunun üzerine grup San Fransisco'ya taşınma kararı aldı. Ve böylece "3 Efsane Metallica yılı" başlamış oldu.



Cliff, San Francisco'da ailesi ile yaşadı ve Metallica'yı zirveye taşımak için 3,5 yıl boyunca çok çalıştı. Cliff sahnedeki performansıyla, dört bir yana savrulan saçlarıyla ve demode giysileri ve imajı ile kendi markasını yarattı. Daima kot ceket ve kot pantolon giyerdi.

Sahne dışında, sahnedeki agresif ve vahşi görünümünün tam tersine sakin bir California'lıydı. Şaka yeteneği, bas soloları ve sahnedeki sunumu gibi çok iyiydi. O,grubun sahnedeki görselliğiydi ve sahnedeyken adeta vahşiye dönüyordu. Cliff ayrıca Metallica'nın şarkı sözü yazılımında da büyük rol oynadı. Kirk gibi o da H. P. Lovecraft hayranıydı. Cliff'in ne kadar sinirlerine hakim ve harika bir insan olduğunu gösteren bir olay 1985'te Castle Donnington Festival'i sırasında yaşandı. Seyircilerden biri sahneye bir armut attı ve bu armut Cliff'in bas gitarına çarptı. Cliff gitarına çarpan armutu aldı ve iki ısırık aldıktan sonra seyircilere geri fırlattı. Cliff iyi bir insandı ve herkes tarafından sevilen biriydi. Cliff ne kadar yorgun olsa bile gider grup hayranlarıyla konuşurdu. O kesinlikle grup hayranları tarafından en fazla övgü toplayan kişiydi.



27 Eylül1986 Metallica, Avrupa turu kapsamında tur otobüsü ile İsveç’in Kronoberg ilinden geçerken grup üyeleri kimin nerede uyuyacağı ile ilgili kart çekerler. Cliff Burton “ölüm kartı” diye bilinen maça asını çekerek Kirk Hammet’ın yatağında yatmayı tercih eder. Sabah saatlerinde şoförün deyişiyle yolda buzlanma olduğu için şoför otobüsün kontrolünü kaybeder, Cliff Burton otobüsün camından fırlar ve otobüs de onun üzerine düşer. Yardım için otobüsü kaldırmaya geldiklerinde halatlardan biri koparak tekrardan Cliff’in üzerine düşer. Yardım geldiğinde yaşayıp yaşamadığı bilinmese de Metallica’nın uğruna şehir değiştirdiği, tüm metal camiası tarafından sevilen ve grup üyelerinin söylemleriyle Metallica’yı Metallica yapan kişi  24 yaşında hayata gözlerini yumar.

Kazadan sonra diğer grup üyeleri kazayı sıyrıklarla atlatmışlardı. Yardım beklerken yolda buz olup olmadığını kontrol etmek için biraz yürürler ancak herhangi bir buz izine rastlamazlar. Ayrıca polis de ertesi gün yaptığı araştırmalarda yolda buzlanma olmadığını gözlemlemiştir. Ancak şoför mahkemede kazadan önceki sabah uyuduğunu, dinlenmiş bir şekilde yola çıktığını söyler ve ikinci otobüsün şoförü de bu sözleri mahkemede onaylar. Bundan dolayı mahkeme şoförü suçsuz bulur ancak James Hetfield şoförün alkollü olduğu için kaza yaptığını savunur.



Metallica'yı Metallica yapan 3,5 yıllık basçılarının ölümünden çok etkilenen grup üyeleri, grubu dağıtmayı düşündüler fakat eğer yaşasaydı Cliff'in bunu istemeyeceğini hatırlayarak ve Cliff Burton'ın ailesinin isteği üzerine devam etme kararı aldılar.

Ayrıca ölümünden sonra Cliff'e ait olan kuru kafa yüzüğünü James Hetfield devralmıştır.

Cliff'in ardında bıraktığı boşluk tüm müzik basını tarafından yazılıyordu. Örneğin trajediden bir hafta sonra Kerrang! dergisinde reklam yerleri hayranları ve arkadaşları tarafından doldurulmuştu. Cliff Burton'u anma töreni 7 Ekim 1986'da yapıldı. Ailesi ve arkadaşları onu, "Johann Sebastian Bach, Meksika yemeği ve evini seven" biri olarak andı. Ailesi onu, onun hakkında "değer bilir ve anlayışlı bir oğul. Çünkü performansından dolayı tüm gün uyuyup, tüm gece ayakta olurdu ve asla bizi uyandırmazdı." dedi. Ablası Connie şöyle anlatıyor: "Bir keresinde ufak bir çocuk sabah erken vakitte kapıya gelmişti ve tişörtünü Cliff'e imzalatmak istiyordu. Cliff de kapıya gelip 'Tabii ki imzalarım.' dedi.".



Metallica, Burton'ın ölümünden sonra genç basçının bestecileri arasında yer aldığı ama bitiremediği "To Live is to Die" şarkısını bitirdi ve "...And Justice for All" albümünde bu şarkıya yer verdi. 7 dakika süren şarkının kısa bir bölümünde şu sözler yer alıyor: "İnsan yalan söylediğinde dünyanın bir kısmını katleder/ Bunlar insanların hayat sandıkları solgun ölümlerdir/ Bütün bunların şahidi olmaya artık dayanamıyorum/ Kurtuluşun krallığı beni eve götüremez mi?" 

Cliff Burton'ın kazayı yaptığı yerdeki anıtının üzerinde de "Kurtuluşun krallığı beni eve götüremez mi?" yazmaktadır.